İçeriğe geç

Yılda en az 1 kez sıfırlamalı kendini…

Click to Read in English

Sizlere her yıl 3 günlük bir “Kendini ve Herşeyi Sıfırlama Tatili” öneriyorum.

Öncelikle yapabiliyorsanız bu tatile yalnız çıkın. Hadi çok istiyorsanız sevgilinizle / eşinizle birlikte çıkın ama Allahaşkınıza çocuk varsa birine bırakın, çocukla olacak iş kesinlikle değil onu önceden söyleyeyim.

Ayrıca doğaya yakın olmak önemli, doğa insanı kendine yakınlaştırıyor çünkü….Dağ veya deniz farketmez, sessiz sakin ve doğaya yakın bir yer olsun yeter.

Bavulunuz da hafif olmalı. En temel eşyalar olmalı içinde….Ne taşımak yormalı sizi, ne de içindekilerden seçim yapmak. O her zaman okumak istediğiniz ama bir türlü vakit bulamadığınız kitabı da evde bırakın. Diğer tatilleriniz ne güne duruyor, bu özel bir tatil unutmayın.

Ne gazete, ne dergi , ne TV, ne de sosyal medya…Hepsinden uzaklaşın kısa bir süre…Başbaşa kalın kendinizle … Hatta mümkünse müziği bile minimumda tutun, doğanın sesini dinleyin biraz…

İşinizden dolayı ara sıra bağlantı kurmadan yapamıyorsanız da bunu belirli saatlere indirgeyin , bir sabah / bir öğlen / bir akşam mesela….Hele whatsapp’lara hiç bakmayın, acil işi olan arar nasılsa. Topu topu 2-3 gün iletişimi minimumda tutun dış dünyayla, inanın dünya yıkılmaz….Bulunduğunuz yerin ve  anın tadını çıkarın tüm duyularınızla…

Tüm sıkıntı ve sorunlara, gelecekle ilgili planlamalara da ara verin nolur. Sonra bıraktığınız yerden alırsınız tekrar , merak etmeyin sizi usulca beklerler bir kenarda.

Mümkünse bu 3 gün herşeyi daha iyi farkedebilmek için içki içmeyin. Hafif beslenin. Vücudunuz da ruhunuz gibi hafiflesin biraz.

İlk gün sakinleşme günü….Yalnızca “varolma” günü….Ne isterseniz onu yapın. İsterseniz yüzün, isterseniz yürüyüşe çıkın, isterseniz hiçbirşey yapmadan yan gelip yatın (bazen hiçbirşey yapmamak da güzeldir!) . Ama her ne yapacaksanız tam olarak tüm benliğinizle orada olarak yapın , düşüncelerinizle birlikte değil. Ortamı an ve an yaşayarak.

Deniz kenarındaysanız, öyle bir yüzün ki,  denizle bütünleşin, sadece deniz ve gökyüzü olsun hayatınızda o an… Kokusunu içinize çekin, dalgaların sesine kulak verin, tuzlu suyun vücudunuzda yarattığı hafifliğe odaklanın. Çevrenizdeki herşeyi içinize çekin. Yürüyüş yapıyorsanız ayaklarınızın yerle temasını hissedin, ağaçtaki kuşu, çevrenizdeki renkleri, ağaçların yapraklarında rüzgarın yarattığı hışırtıyı farkedin. Tüm dikkatiniz ve duyularınızla orada olun. Yemek yediğinizde yavaş yiyin…Öyle ya ,aceleniz ne? Tadına vara vara yiyin her lokmayı…Sindire sindire…Birşeyler içiyosanız , her yudumun farkına vararak için, kafanız başka yerde değil.

Düşünceler gelecek tabii, beynimiz hep düşünmeye programlanmış ne de olsa….Düşünceleri kovmayın sakın, onlar gökyüzünde gezen bulutlar adeta.. Bırakın gelip geçsinler …Gelecek haftaki ödeme, çocuğa gitar öğretmeni bulma, iş arkadaşınızın size toplantıya çağırmaması ….Bırakın gelip geçsinler, kendinizi o döngüye kaptırmadan yine şu an için gereksiz şeyler düşündüğünüzü farkedin ve dikkatinizi yeniden bulunduğunuz ortama ve ana bırakın. Ben buna “hayatın içinde meditasyon” diyorum. Tüm dünyada popüler olan “mindfulness” tekniklerinin gündelik hayata uyarlanmış hali…Bunu yapmak başta kolay gelmeyebilir, kendinize iyi davranın, ne kadar yapabilirseniz …. Önemli olan tekrar bir düşünce girdabının içine girdiğinizi farketmek ve mümkün olduğunca “şimdi ve orada” olmaya gayret etmek…

Diğer günler “varolmaya” devam ama ara ara hayatınızı da gözden geçirin. İlişkilerinizi, arkadaşlıklarınızı…Enerjinizi çalan şeyleri farkedin mesela. Size mutluluk veren şeyleri farkedin. Bir haftanız nasıl geçiyor?

Toptan bir temizlik yapın hayatınızda, süpürün gereksiz şeyleri….. Cesur olun! Yalnız kalma korkusundan veya alışkanlıkla devam eden bir ilişkiniz varsa artık karar verme vaktidir. Size iyi gelmeyen , enerjinizi çalan arkadaşlıklarınızı sonlandırma vaktidir.

Şöyle bir gözden geçirin günlerinizi. Size mutluluk veren şeyleri nasıl artırabilirsiniz, sizi aşağıya çeken şeyleri nasıl azaltabilirsiniz ? Hoşlanmadığınız ve sizi kötü hissettiren işleri başkasına paslamanın yollarını bulun, olabildiği kadar tabii…İçlerinden tamamen vazgeçebileceğiniz işler var mı , bir bakın.  Size mutluluk veren ama bir türlü yapamadığınız şeylerin bir listesini yapın. Kaçını günlük hayatınızın içine alabilirsiniz, bir değerlendirin.

Ve  bakın bu yalnızca 3 günlük tatilin ardından nasıl hafifliyorsunuz.

Hatta bir adım öteye gidiyorum ve diyorum ki sıfırlamaya tatile çıkmadan başlayın mümkünse… Çalışıyorsanız e-postalarınızı temizleyin, dosyalarınızda bir temizlik yapın, evinizde çekmece diplerinde atılmayı bekleyen şeyleri atın, kullanmadığınız eşya ve giysilerinizi verin . Bu sıfırlama tatiline zaten hafiflemiş başlayın, sonrasında da iyice hafifleyin, sıfırlanın, yenilenin.

Rastgele!

 

No comments yet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: